Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land Podcast Por  arte de portada

Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land

Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land

Escúchala gratis

Ver detalles del espectáculo
Fluent Fiction - Turkish: Finding Serenity: A Journey Through Snowy Fairy Land Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:fluentfiction.com/tr/episode/2026-02-25-08-38-20-tr Story Transcript:Tr: Serkan karla kaplanmış peribacalarının arasında yürüyordu.En: Serkan was walking among the fairy chimneys covered in snow.Tr: Serin kış rüzgarı yüzüne çarpıyordu.En: The cool winter wind was hitting his face.Tr: Burnunun ucu kızarmıştı, ama o hissetmiyordu.En: The tip of his nose was red, but he didn't feel it.Tr: Aklı daima işteydi.En: His mind was always on work.Tr: Kapadokya'daki bu ruhani inzivada huzur bulmak istiyordu.En: He wanted to find peace in this spiritual retreat in Kapadokya.Tr: Leyla ise başka bir rüyadaydı.En: Leyla, on the other hand, was in another dream.Tr: Fırçalarını almış, beyaz örtüyle kaplanmış bu masalsı diyarın resmini yapmayı hayal ediyordu.En: She had taken her brushes and was imagining painting this fairy-tale land covered with a white veil.Tr: Leyla, sabah erkenden manzarayı izleyerek kahvesini yudumladı.En: Leyla sipped her coffee early in the morning while watching the scenery.Tr: Her bir kar tanesi yumuşakça toprağa düşerken ona yeni ilham kaynakları sunuyordu.En: Each snowflake gently falling to the ground provided her with new sources of inspiration.Tr: Fakat Serkan'ın telefonu her zamanki gibi çalıyordu.En: However, Serkan's phone was ringing, as usual.Tr: Mesajlar, e-postalar... Hepsi onun kafasını meşgul ediyordu.En: Messages, emails... they were all occupying his mind.Tr: İnziva merkezinin programı doluydu.En: The retreat center's program was full.Tr: Grup meditasyonları, yoga seansları ve doğa yürüyüşleri vardı.En: There were group meditation sessions, yoga sessions, and nature walks.Tr: Ancak Serkan'ın gözü sürekli telefondaydı.En: Yet, Serkan's eyes were constantly on his phone.Tr: Leyla, onun bu durumuna biraz üzülüyordu.En: Leyla was a bit saddened by his situation.Tr: Ama o da sessizliği ve huzuru seçmek istemişti.En: But she, too, wanted to choose silence and peace.Tr: Bir gün, Leyla diğer katılımcılarla meditasyon yapmayı önerdi.En: One day, Leyla suggested meditating with the other participants.Tr: Serkan başlangıçta tereddüt etti.En: Serkan hesitated at first.Tr: Ancak, bir gün olsun telefonunu bırakmanın iyi olabileceğine karar verdi.En: However, he decided it might be good to leave his phone aside for just one day.Tr: Meditasyon seansı, bir mağarada gerçekleşti.En: The meditation session took place in a cave.Tr: Mağara karla örtülü, masalsı bir güzelliğe sahipti.En: The cave, covered in snow, had a fairy-tale beauty.Tr: Herkes gözlerini kapattı, derin nefesler aldı.En: Everyone closed their eyes, took deep breaths.Tr: Serkan başlarda huzursuzdu.En: Serkan was initially restless.Tr: Ama yavaş yavaş kalbindeki huzuru hissetmeye başladı.En: But slowly, he began to feel the peace within his heart.Tr: Aniden, önceliklerinin ne olması gerektiğine dair bir farkındalığa ulaştı.En: Suddenly, he gained an awareness of what his priorities should be.Tr: İş, hayatta her şey değildi.En: Work was not everything in life.Tr: Kendi mutluluğu ve denge de önemliydi.En: His own happiness and balance were also important.Tr: Leyla ise meditasyonda gözlerini kapattığında, sanatında yeni bir kapı açıldığını hissetti.En: As for Leyla, when she closed her eyes during meditation, she felt a new door open in her art.Tr: Bütün renkler, desenler zihninde canlandı.En: All the colors and patterns came to life in her mind.Tr: İlhamı geri gelmişti.En: Her inspiration had returned.Tr: Kendisine güveni artmıştı.En: Her confidence had increased.Tr: Meditasyon sonrası, Serkan ve Leyla mağaradan yan yana yürüdüler.En: After meditation, Serkan and Leyla walked out of the cave side by side.Tr: Serkan, "Çok ihtiyacım varmış," dedi alçak sesle.En: Serkan said softly, "I really needed this."Tr: Leyla gülümsedi, "Denge, sanırım hepimize lazım," diye cevapladı.En: Leyla smiled and replied, "I guess balance is something we all need."Tr: Serkan, iş ve dinlenme arasında bir denge kurmayı öğrendi.En: Serkan learned to establish a balance between work and rest.Tr: Leyla ise başkalarıyla farklı alanlarda çalışmanın ilhamını keşfetti.En: Leyla discovered the inspiration of working with others in different fields.Tr: İkisi de birbiriyle daha derin bir bağ kurdu.En: Both formed a deeper bond with each other.Tr: Soğuk kış günleri, içlerini ısıtan bu deneyimle anlam kazandı.En: The cold winter days found meaning with this experience that warmed their hearts.Tr: Anladı ki bazen durup karşındaki manzarayı izlemen, kendini yeniden bulmanın başlangıcı olabilir.En: They realized that sometimes stopping to watch the scenery before you can be the start of rediscovering yourself. Vocabulary Words:fairy-tale: ...
Todavía no hay opiniones