Fireworks of Forgiveness: A Family Reunion in İstanbul Podcast Por  arte de portada

Fireworks of Forgiveness: A Family Reunion in İstanbul

Fireworks of Forgiveness: A Family Reunion in İstanbul

Escúchala gratis

Ver detalles del espectáculo

Obtén 3 meses por US$0.99 al mes + $20 crédito Audible

Fluent Fiction - Turkish: Fireworks of Forgiveness: A Family Reunion in İstanbul Find the full episode transcript, vocabulary words, and more:fluentfiction.com/tr/episode/2025-11-28-08-38-19-tr Story Transcript:Tr: Cumhuriyet Bayramı'nın coşkulu atmosferi, İstanbul'un dört bir yanına yayılmıştı.En: The enthusiastic atmosphere of Cumhuriyet Bayramı had spread all over İstanbul.Tr: Galata Kulesi, özgürlük ve birlik simgesi olan bayraklarla donatılmıştı. Etraf rengarenk kıyafetler giymiş insanlarla doluydu.En: The Galata Kulesi, adorned with flags symbolizing freedom and unity, was bustling with people dressed in colorful clothes.Tr: Kalabalığın içinden Zehra adımlarını hızlandırdı.En: Through the crowd, Zehra quickened her steps.Tr: Aklında tek bir şey vardı: Aileyi yeniden bir araya getirmek.En: She had only one thing in mind: Bringing the family together again.Tr: Zehra, Emre ve Cem'in yolunu tuttuğu Galata Kulesi’nin önüne ulaştığında derin bir nefes aldı.En: When Zehra reached the front of the Galata Kulesi, where Emre and Cem were headed, she took a deep breath.Tr: Birlikte en son burada bulunduklarında, her şey ne kadar da farklıydı.En: The last time they were here together, everything was so different.Tr: Kardeşler arasında kesif bir sessizlik vardı ama gökyüzündeki rengarenk havai fişekler onları büyülüyordu.En: There was a dense silence between the siblings, but the colorful fireworks in the sky were mesmerizing them.Tr: Zehra, kardeşlerini kalabalıkta bulur bulmaz içini ince bir hüzün kapladı.En: As soon as Zehra found her brothers in the crowd, a subtle melancholy enveloped her.Tr: Cem, küçük ve her zamanki gibi umut dolu gülümsemesiyle gözlerinin içi gülüyordu.En: Cem, with his small and typical hopeful smile, had his eyes shining with joy.Tr: Emre ise biraz mesafeli duruyordu.En: Emre, on the other hand, stood a bit aloof.Tr: Yüzündeki ifade, geçmişte yaşananların unutulmadığını açıkça belli ediyordu.En: His expression clearly showed that the past had not been forgotten.Tr: Kulenin tepesine çıktıklarında, İstanbul ayaklarının altında seriliyordu.En: When they reached the top of the tower, İstanbul lay sprawled beneath their feet.Tr: Zehra, bu ortamın onları yumuşatabileceğini umdu.En: Zehra hoped that this environment might soften them.Tr: "Emre," dedi Zehra nazikçe, "Bugün burada bir araya gelmemiz bir tesadüf değil.En: "Emre," said Zehra gently, "Being here together today is no coincidence.Tr: Hepimiz hatalar yaptık, ama geçmişi geride bırakmak önemli."En: We've all made mistakes, but it's important to leave the past behind."Tr: Emre'nin yüzünde bir çatışma ifadesi belirdi.En: A look of conflict appeared on Emre's face.Tr: "O günden sonra nasıl affetmemizi bekliyorsun?" diye sordu.En: "How can you expect us to forgive after that day?" he asked.Tr: Havai fişekler gökyüzünde patlarken, Zehra'nın sesi kucaklayıcı bir tonda cevap verdi, "Biliyorum, o gün seni kırdım ama herkes ikinci bir şansı hak eder."En: As fireworks exploded in the sky, Zehra's voice answered in an embracing tone, "I know I hurt you that day, but everyone deserves a second chance."Tr: Cem araya girerek, "Abi, biz hep birlikte daha güçlü oluruz.En: Cem interjected, "Brother, we are stronger together.Tr: Bak çevremize, Cumhuriyet’in coşkusu bile ne kadar güç veriyor insana," dedi.En: Look around us, even the enthusiasm of the Cumhuriyet gives so much strength to a person," he said.Tr: Bu sözler, huzursuzluğu biraz hafifletmiş gibiydi.En: These words seemed to have lightened the tension a bit.Tr: Zehra, sabırla yanıtladı, "Biz de o bağı güçlendirebiliriz.En: Zehra, patiently replied, "We can strengthen that bond too.Tr: Ne olursa olsun, aile her şeyden önce gelir."En: No matter what, family comes first."Tr: Emre, bir süre sessiz kaldı.En: Emre remained silent for a while.Tr: Tüm birikmiş duygular içinden geçti.En: He sifted through all his accumulated emotions.Tr: Havai fişekler gökyüzünü aydınlatırken, o esnada iç yolculuğu sona ermiş gibiydi.En: As the fireworks lit up the sky, it was as if his internal journey had concluded.Tr: "Tamam," dedi sonunda, "geçmişi geride bırakmaya çalışacağım."En: "Okay," he finally said, "I'll try to leave the past behind."Tr: Zehra ve Cem, Emre'nin bu yaklaşımı karşısında mutlulukla sarıldılar.En: Zehra and Cem embraced Emre with happiness at this approach.Tr: O an, Galata Kulesi’nin tepesinde yalnızca Cumhuriyet Bayramı değil, aynı zamanda yeni bir başlangıç da kutlanıyordu.En: In that moment, atop the Galata Kulesi, they were celebrating not only Cumhuriyet Bayramı, but also a new beginning.Tr: Burada, geçmişin gölgelerini geride bırakarak yeni adımlar atıyordu aile.En: Here, by leaving the shadows of the past behind, the family was taking new steps.Tr: Zehra, sabrın ve ısrarın önemini, Emre...
Todavía no hay opiniones